IĞDIR FORUM
EYE SEN HOŞ GELİPSEN HARDAYDIN İNDİYE GEDER Smile

IĞDIR FORUM

DOĞUNUN ÇUKUROVASI OLAN IĞDIR'IN TANITIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Oyunlarımızın Anlatım Özellikleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MeNTaL
Admin


Mesaj Sayısı : 103
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Oyunlarımızın Anlatım Özellikleri   C.tesi Ocak 03, 2009 1:23 pm

Her yörede olduğu gibi, Kars, Ardahan ve Iğdır yöresi’nin folklorik kültürü de; o toplumu bütün yönleri ile tanımlamakta, Yaşam birikimlerini en özlü bir şekilde gözler önüne sermekte, topluma mensup insanların acılarını, sevinçlerini ve kaygılarını doğru bir biçimde anlamamız açısından bizlere önemli ip uçları vermektedir.
Bu bakımdan şu nokta büyük bir önem arz etmektedir; Bölgeler ve yöreler kendi benliklerini korumalı, asimile olmamak için kültürünü bulunduğu her noktaya, gittiği her yere taşımalıdır. Bu yapılmalıdır çünkü bireyin sahip olduğu bu kültür, onu en iyi tanımlayan, anlatan, atasını dahi içine alan geniş bir seceredir. Kısacası kişinin “Toplumsal Hüviyeti”dir.
Toplumsal Hüviyetin önemi ise, kişinin bulunduğu toplumla değer kazanmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü toplumlar hüviyetini kaybedenlerse sürekli kuşkular içinde kalır. Bunun sebebi ise bireyin kendini tanımlayamaması olarak göstermek mümkündür. Bizlerde kendimizi tanımlamak ve değerimizi yitirmemek için kültürümüze sahip çıkmalım...
Yusuf Kızılgül
Mahalli oyunlar sosyal yapıyı bütün ayrıntılarıyla ortaya koyabilen folklor unsurlarından biri veya birincisidir. Hatta, halk bilimi üzerine geniş araştırmaları bulunan Pertev Naili Broatav, Mehmet Halit Bayrı, Ziyaddin Fahri Fındıkoğlu gibi tanınmış halk bilimcileri; oyunların insanların karakterleriyle yakın ilgisi bulunduğuna dikkat çeker. Gerçekten Karadenizlinin hareketli oyunları, Ege ve İç Anadolu'nun ölçülü adımları, bu bölgelerde yaşayanların en azından hareket ölçüleri oluvermektedir.
Bu özellik, şüphesiz Kars yöresi oyunlarında da kendisini gösteriyor. Yalnız dikkat edilirse diğerleri bölgeler halinde sıralandığı halde, Kars yöresi tek başına incelenmektedir. Kars - Ardahan yöresi; Erzurum, Ağrı, Artvin gibi komşu illerden ayrı bir folklor çevresi olarak görünür.
Kars'ta oyunların çoğu kızlı erkekli beraber oynanır. Kıskanç, Enzeli, Terekeme, Askeran, Ceylan, tek oyunlardır. Ağır bar, Iğdır barı, Ani Papurisi, Sarı Seyran vs. gibi.
Barlar (Yallılar) Erkek ve kızların beraber oynadıkları oyunlardandır. Ancak, sadece erkeklerin oynadıkları Şekeroğlan, Şamil, Beşaçılan gibi oyunlarda vardır.
Bunun yanında Erzurum, Ağrı, Artvin dolaylarında oynanan oyunlarda bu şekilde kız ve erkeklerin beraber oynadıkları oyunlardır. Hatta Erzurum dolaylarından geldiği söylenilen Köroğlu ve Ağrı’dan giren Koçeri gibi oyunlarda kız yoktur.
Bütün bunların yanında sadece kızlara ait oyunlarda vardır ki bunlardan, nanayla oynananların ayak figürleri oldukça basittir.
Kars Ardahan ve Iğdır yöresinin sosyal yapısıyla oyunları arasında büyük bir ilişki vardır. Düğünlerde çoğu kez kardeş ve akraba olan kız ve erkekler el ele tutarak beraber oyun oynarlar. Buradan da yöremizde ki köy düğünlerinde, kadın ve erkeklerin aynı düğün odasında oldukları sonucu çıkmaktadır. Yalnız bazı yerlerde *gelin atdanana kadar kızlar kız sağdıç (Nedime) evinde, oğlanlarda oğlan sağdıç evinde toplanırlar. Son gece kız ve erkekler sağdıçlarının evinde toplanırlar. Bu gelenek köyden kente de aynı şekilde yansımaktadır.


Yöre oyunlarımızın diğer bir anlatım özelliği daha vardır ki, bazı sosyal konular dramatize edilir gibidir. Kars oyunlarındaki dramatize gücünün tümü hakkında birkaç oyun bize bilgi verebilir.
Kemal Paşa: Halk arasında bu oyuna "Hoş Gelişler" de denir. Büyük kurtarıcı M. Kemal ******'ün 6 Ekim 1924’te Kars Ziyaretlerinde yazılmış ve oynanmış bir oyundur;
Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa
Askerin, milletin bayrağınla çok yaşa
Arş arş ileri... ileri... marş ileri
Dönmez geri Türk'ün askeri.

Dörtlükle başlayan bir oyun tarzı vardır. Bu oyunda erkekler birkaç adım geride kalır. Kızlar oyuna başlarlar. Güfte oyuncular tarafından söylenir. En sonunda da;
"Alda bayrağı düşman üstüne" Sözüyle bayarak çıkarılır ve alkışlanır.
Şeyh Şamil: Kafkasya'nın eşsiz kahramanı Şeyh (İmam) Şamil adına, Hacı Üzeyir Beyli ve kardeşi tarafından düzenlenmiş bir oyundur. Bir çok Kafkas ve Anadolu oyunlarının figürleri alınarak meydana getirilmiştir. Esası teşkil eden kırkbayır oyunudur.
Bu hikayeye göre Şeyh Şamil ve arkadaşları, Rus kuvvetleri tarafından yakalanmışlardır. Bir gemide götürülmekte iken, askerler alkolün tesiriyle eğlenmeye başlarlar. Şamil'in arkadaşları oynatıldıktan sonra kendisinin de oynaması istenir. Şamil ise bıçaksız oyun oynamayacağını söyler. Şeyh Şamil oyun sırasında bıçaklarla figürler yapar ve bıçakları arkadaşlarına atarak gemiden kurtulurlar.
Bugün yöremizin çok sevilen ve oynanan oyunlarından biri olan Şeyh Şamil neredeyse Kars ve Ardahan’ı folklorik olarak simgeler gibidir.
Kıskanç: Bir erkek ve iki kız tarafından oynanmaktadır. Öncelikle beraber ve hareketli bir müzikle, iki kız ve bir oyuncu erkek alana çıkar. Sonra kızların her biri bir köşeye ayrılarak başları önlerinde eğik bir şekilde hafifçe salınarak erkeğin kendisine gelerek kur yapmasını bekler. Erkek; kızlardan birini tavlamak için kızlara sürekli olarak çeşitli hediyeler götüren köy delikanlısını canlandırır. Kızlara götürdüğü ve her beğenilmeyen hediyeden sonra erkek, bir halka şeklinde toplanarak arkadaşları ile çareler arar ve belirlenen hediyeyi sırayla kızlara götürerek vermeye çalışır. Erkek ilk önce kızların önüne geçerek saçlarını tarar. Kızlar bakmaz. Sonra yazma veya yemeni gibi hediyeler götürür, kızlar yine bakmaz. En sonunda ise, niyetinin ciddi olduğunu anlatmak için yüzük götüremeye karar veren oyuncu, kızların yanına gider ve yüzüğü gösterir. Yüzüğü görerek başını kaldıran kız, bu hareketi ile erkeğin teklifini kabul ettiğini imâ eder. Her iki kızda bu teklifi kabül ettiği için, erkek sonunda iki kızı da koluna takarak oyun alanını ter keder.
Han Kızları: Kızlı erkekli bar şeklinde oynanır. Gençler bulak (Çeşme) başı sohbetlerini anlatır; Kızlar oğlanların birkaç adım ilerisinde mendil bırakır, mendil alırlar. Bu oyunlardan başka Enzeli’de; bir kızla bir erkeğin yakınlığı, Uzundere’de; bir suyun akışı ve Beşaçılan’da; bir silahın maharetleri anlatılır.
Nanaylı Yallılar (Halaylar):
Nanay nanaydan gelir,
Selvim saraydan gelir,
Andır galsın nanayı,
Hamsı da yardan gelir.
Nanaylar çoğu zaman kızlar ve erkeklerin beraber yallı (halay) tutukları zaman söylenirse de, nanay denince akla ilk gelen kızlar ve gelinlerdir. Yallıya çıkıldığı zaman el ele tutulur. Bir yallıda altıdan yirmiye kadar kız ve erkek bulunabilir. Hatta bazen o kadar olur ki ortada birkaç daire meydana gelir. Dizilişe göre şu gruplar meydana gelir;


1- Sadece kızlardan ve genç gelinlerden
2- Sadece erkeklerden
3- Bir tarafta kızlar, bir tarafta erkekler (aynı yallıda fakat bir kümeleşme halinde, ya baş tarafta kızlar aşağı (ayak) tarafta erkekler ya da bunun tam tersi) olur
4- Karışık tutulan yallılar; Çoğu zaman akraba kız ve erkekler el ele olurlar.
Yallılar çoğu zaman basit figürlüdürler. Fakat bunun yanında karışık figürlü yallılar da vardır. Bunun için yallılar (Halaylar)
1-Yelli (hızlı)
2-Geçişli
3-Ağır yallılar olamak üzere (Figür bakımından) üç gruba ayrılır.
a) Yelli (Hızlı) Yayllılar : Yelli yallılarda nanay sözleri kesik ve nakaratlar kısadır. Tabii olarak hareketli bir müziği vardır. Bu cins yallılar ya sadece genç kızlar yada sadece erkekler tarafından oynanır. Bu cins yallılarda nefesin kesilmesini önlemek için nanayla beraber çalgıda çalınır. Bir hane (Kıta) söylenip dönderildikten (ikinci ve üçüncü gruplar tarafından tekrarlandıktan) sonra aynı müzik, çalgıda bir hane (Kıta) mahnı (Mani) değerinde, ölçüsünde veya çalgı ara nakaratlarını çalar. Şeker oğlan bu tür bir nanaylı yallıdır.
b) Geçişli yallılar : Önce ağır başlar, birkaç kıta söylendikten sonra müzik ve figürler hareketlenir. Bu sırada yallıda ki yaşlıca gelinler halayı bırakırlar. Bu tür yallıların en belirgini "Sarıseyran"dır. "Kürdün kızı" da bu şekilde oynanır. Fakat bu oyun çoğu kez eşlerin oynadığı tek oyunlar sınıfında da düşünülmektedir.
c) Ağır Yallılar: Oldukça uzun olur ve birkaç halka meydana gelir. Ağır yallılar oldukça basit figürlüdür. Hatta bir ağır yallı bilen diğer ağıl yallıları kolayca oynayabilir. Yöremizde çok sevilen nanaylar ve yallılar üzerine bir çok anonim değişler vardır. Bu değişlerde nanaylar da uzun uzun söylenir:
Nanay nanaydan gelir,
selvim saraydan gelir,
andır galsın nanayı,
hamsı (Hepsi) da yardan gelir"
Dörtlüğünde şu şekli alır:
"Nanay nanaydan gelir,
nanay ay nanay, nanay ay nanay
andır galsın nanayı
nanay ay nanay, nanay ay nanay
hamsıda (Hepsi) yardan gelir
nanay ay nanay, nanay ay nanay"
Şunu da hemen belirtelim ki ayını dörtlük başka bir nanayda da söylenebilir. Nanay üzerine söylenmiş örnekler oldukça fazladır:
Mahnı demeye geldim,
Guymah yemeye geldim,
Meramım guymah değil,
Yarı görmeye geldim
Manı de mestim oğlan
Ufağtan (küçükten) dostum oğlan
Eşittim evlenmişsen
Men sennen küstüm oğlan.
Dönderme: Bir de "Nanayların dönderilmesi" vardır. Yallıya dizilenler çift çift olurlar. Bir çiftin söylediği dörtlük ayın makamla diğer çiftler tarafından tekrar edelir ki buna "Dönderme veya Çöğürme (Çevirme)" denir. Bu eşleşmede çoğu zaman kızlar, erkekler karşılıklı dönderirler. Ayın mani tekrar edildiği gibi, bir dörtlüğe başka bir dörtlükle cevap verilir veya dörtlükte bir kelime değiştirilerek söylenir. Bu çeşit taşlamalara örnek verecek olursak:
Bacada duran oğlan
Elinde Kur'an oğlan
O Kur'an seni vursun
Sözünnen dönen oğlan
Gaya başında pat pat
Kasıfsan öküzünü sat
Öküzüne gıyamazsan
Canın çıksın yarsız yat.
Kız ve erkek çiftler bu cins dörtlüklerden münasiplerini bulur ve söylerler. Bu bazen uzun bir zaman söylenir. Diğer nanaylar da aynı şekilde devam edip gider.
Dile Gelen Konular: Manilerin birinci ve ikinci dizeleri hazırlayıcı nitelikte olup üçüncü ve dördüncü dizelere bir duygu geçişi halindedir. Sevgi, sevgili, kardeş, çeşme muhabbetleri, at... vs. gibi halkın kendi içinde var olan sosyal konularda maniler kümeleşmiş haldedirler.
Her yörede olduğu gibi, Kars, Ardahan ve Iğdır yöresi’nin folklorik kültürü de; o toplumu bütün yönleri ile tanımlamakta, İnternet birikimlerini en özlü bir şekilde gözler önüne sermekte, topluma mensup insanların acılarını, sevinçlerini ve kaygılarını doğru bir biçimde anlamamız açısından bizlere önemli ip uçları vermektedir.
Bu bakımdan şu nokta kesin bir önem taşımaktadır ki; bölgeler ve yöreler kendi benliklerini korumalı, asimle olmamak için kültürünü bulunduğu her noktaya, gittiği her yere taşımalıdır. Bu yapılmalıdır çünkü bireyin sahip olduğu bu kültür, onu en iyi tanımlayan, anlatan, atasını dahi içine alan geniş bir seceredir. Kısacası kişinin “Toplumsal Hüviyeti”dir.
Toplumsal Hüviyet önemlidir çünkü kişi bulunduğu toplumla değer kazanır. Toplumsal hüviyetini kaybeden insanlar ise sürekli kuşkular içerisindedir. Bunun nedeni ise bireyin kendini tanımlayamamasıdır. Bizlerde kendimizi tanımlamak ve değerimizi yitirmemek için kültürümüze sahip çıkalım.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://igdir.eniyiforum.org
 
Oyunlarımızın Anlatım Özellikleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Romantizm ÖzeLLikLeri ve TemsiLciLEri
» Cemre Kemerin Özellikleri
» İşte burcunuzun en belirgin özellikleri!
» Açılar ve Özellikleri farklı bi açıdan :))
» Ağrının özellikleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
IĞDIR FORUM :: IĞDIR HAKKINDA HERŞEY :: IĞDIR HAKKINDA HERŞEY :: Ekonomi ve Sosyal yaşam-
Buraya geçin: