IĞDIR FORUM
EYE SEN HOŞ GELİPSEN HARDAYDIN İNDİYE GEDER Smile

IĞDIR FORUM

DOĞUNUN ÇUKUROVASI OLAN IĞDIR'IN TANITIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Iğdır'ın Göğe Uzanan Eli; Ağrı Dağı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MeNTaL
Admin


Mesaj Sayısı : 103
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Iğdır'ın Göğe Uzanan Eli; Ağrı Dağı   C.tesi Ocak 03, 2009 1:38 pm





Iğdır'ın Göğe Uzanan Eli; Ağrı Dağı




Ağrı Dağı Türkiye, İran ve Nahçıvan devlet sınırlarının kesişme noktasındadır. Büyük Ağrı 5.165 m ve Küçük Ağrı dağı 3.896 m olmak üzere iki koni şeklindedir. Her iki dağın çevre uzunluğu 128 Km olup, 1.188 Km2’lik bir taban üzerinde yükselmektedir. Dağın tepe tarafı üç çataldır ve en yükseği Iğdır’a bakmaktadır. Ağrı Dağı küçük tepeler teşkil etmeden, birdenbire tek başına yükselerek dünya volkanlarının en görkemlisi olmuştur. Dağın zirvesinde kar ve buzullarla kaplı bir krater vardır. Kar sınırı 4000-4500 metreden başlayan dağ, geniş bir alana egemen olduğu için, Iğdır İli’nin ve Nahçıvan’ın her tarafından, Ağrı İlinin bir çok yerinden, Van, Erzurum, Kars, Ermenistan ve İran’ın yüksek yerlerinden görünmektedir. Bu dev kütlenin yakından görünüşü heybetli ve etkileyicidir.

Büyük Ağrı Dağı buzul morfolojisi bakımından Türkiye’nin en önemli ve çok ilgi çeken bölgesidir. Ağrı Dağının kuzeybatı yüzünde 3600 metre yükseklikte Küp Gölü adında bir göl bulunmaktadır. 1940 yılındaki bir deprem sonucunda Büyük Ağrı Dağının kuzey yamacında kaya ve buzul bloklarının kopması (Abıch, 1845) bazı araştırmalara göre sıcak su patlaması sonucu büyük bir heyelan ve derin bir heyelan vadisi (Cehennem Deresi) oluşmuş, bu heyelan sırasında yok olan Ahura köyü yerine bugünkü Yenidoğan köyü kurulmuştur. Büyük Ağrı Dağı’nda 3000 metreye kadar olan ve yayla olarak kullanılan kesimler otlak alanlar, 3000 metreden başlayarak kalıcı kar sınırına kadar, 4000 metreye uzanan alanlar ise yüksek dağ çayırları ile kaplıdır. Büyük Ağrı Dağı üzerinde yer alan otlaklar çevre ve bölge halkı için büyük bir ekonomik değer taşır. Özellikle küçükbaş hayvancılık yapılmasına olanak sağlayan bu alanlar yaz mevsimi boyunca yayla olarak kullanılır. Büyük Ağrı Dağında zengin bir yaban hayatı görülür. Yüksek kesiminde kurt, ayı ve yaban koyunu, ayrıca büyük ağrı dağı kuzey yamaçlarında sazlık ve göllerde çok sayıda yabani kuş, keklik ve ördek bulunur.

Anadolu Yarımadası ve Avrupa’nın en yüksek doruğu
olan Büyük Ağrı Dağı dünya dağcılarının cazibe merkezidir. Ağrı Dağı’na tırmanmak için en uygun zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kış tırmanışı için en uygun mevsim Şubat ayıdır. Güney yamaçtan tırmanış Doğubeyazıt Top Çatan Köyü mevkiinden, doğu yamaçtan tırmanış Iğdır-Aralık ilçesi Serdarbulak yaylasından (Büyük Ağrı Dağı ile Küçük Ağrı Dağı arası) yapılmaktadır. Batı yamacından tırmanış ise ilimiz sınırlarında yer alan şuan terkedilmiş Örtülü köyü üzerinden yapılır.

Ağrı Dağı’nın kuzeybatı eteklerinde inşâ edilen Surp-Mari/Sürmeli (Karakale) Iğdır Ovasının en büyük ve meşhur şehriydi. Büyük tufandan sonra kuru toprak üzerine inşa edilen ilk şehrin Nuh’un oğulları tarafından bu bölgede inşa edildiği inancı hakimdir. Selçuklu kaynağı Ahbarü’d-Devleti’s-Selçukiyye’de; “Bu kalenin içinde akarsular ve bostanlar vardı” denmektedir.

Iğdır Kalesinin 1664 yılında meydana gelen büyük depremde yıkıldığı ve ahalisinin ovaya inerek bugünkü Iğdır Şehrinin nüvesini kurduğu ileri sürülmektedir. 1927 tarihli Tahrir Defteri’nde Iğdır adlı nahiyenin varlığı, bu görüşü desteklemektedir.

İspanyol elçisi Ruj Gonzales de Clavijo 29 Mayıs 1404 Perşembe günü öğle üzeri Iğdır/ Sürmeli’ye geldiklerini kaydetmektedir. Büyük tufandan sonra ilk inşa olunan şehrin Surmari (Sürmeli) olduğunu, şehrin kapısı üzerinde kuvvetli kuleleri olan bir kalesinin bulunduğu ve kalenin iç içe iki kapsının ve şehrin giriş kapısından vadi içine inilebildiğini belirtmektedir. 30 Mayıs 1404 Cuma günü Karakale’ye geldiklerini Bu kalenin bir kadın tarafından idare edildiğini, kendisinin Timur’a tabi olup ona vergi verdiğinden bahsetmektedir. Eskiden bu kalede şakilerin barındığını civardan gelip geçen yolcuları ve kervanları soyarak geçindiklerini, Timur’un bu kaleye hücum ederek kaleyi ele geçirdiğini ve eşkıya reisini idam ederek kalenin idaresini reisin hanımına bıraktığını anlatmaktadır. Timur, kalenin tekrar eşkıya barınağı olmaması için, bütün kapılarını yıktırdığı ve bir daha kapı yapılmamasını yasakladığı belirtilmektedir. Clavijo bölge gezilerinde Ağrı dağında yaygın otların bulunduğunu bunlar arasında bir çok sular (pınarlar) aktığını ve yolda pek çok şehir harabeleriyle, büyük taşlardan inşa olunmuş evlere rast geldiklerini dağın eteğindeki vadilerde bir takım böceklerden çıkarılan kırmızı boyalarla ipeklilerin boyandığından bahsetmektedir.

Kendisine atfedilen dini ve efsanevi özelliği ile meşhur Ağrı Dağı’nın önem ve şöhretini arttıran dini-efsanevi husus, büyük tufandan sonra Hz. Nuh’un gemisinin Ağrı Dağı’nda karaya oturduğu inancıdır. Bu özelliği nedeniyle dinler tarihi açısından da önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca Oğuzlar Arkuri (Arkadaki Dağ), Marko Polo Akdağ (1290 yılında bölgeden geçerken), Katip Çelebi Kül-i Argı (Ünlü eseri Cihannüma’da), Evliya Çelebi Kül-i Argı (Ünlü eseri Seyahatname’de), Batılılar Ararat, Araplar Cebelü’l Haris, İranlılar Küh-i Nuh, Ermeniler Masis Dağı olarak adlandırmışlardır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://igdir.eniyiforum.org
 
Iğdır'ın Göğe Uzanan Eli; Ağrı Dağı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Tanzimat'tan Bugüne Uzanan Türk Edebiyatı'nın Dönemleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
IĞDIR FORUM :: IĞDIR HAKKINDA HERŞEY :: IĞDIR HAKKINDA HERŞEY :: Coğrafya ve Turizm-
Buraya geçin: